15 Mart 2026
J&J, Suntory ve Toyota Endüstriyel Isı Emisyonlarını Nasıl Azaltıyor?
Endüstriyel ısı, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 20'ye varan kısmını oluşturuyor. J&J, Suntory, Toyota ve Oatly; karbon fonları, atık ısı geri kazanımı ve biyogaz üretimi gibi yöntemlerle doğalgaz tüketimini düşürme stratejilerini paylaştı.

Endüstriyel ısı kullanımı, bölgeye göre değişmekle birlikte küresel sera gazı emisyonlarının tahminen yüzde 9 ila 20'sini oluşturuyor. Bu emisyonları düşürmek genellikle kapsamlı tesis yenilemeleri ve üretim süreçlerine hâkim mühendislerle yakın iş birliği gerektiriyor. Johnson & Johnson (J&J), Suntory, Toyota ve Oatly gibi büyük şirketler, bu alandaki deneyimlerini Şubat ayında düzenlenen GreenBiz 26 etkinliğinde paylaştı.
J&J'nin Karbon Fonu Modeli
J&J, 2005'ten bu yana her yıl 40 milyon dolara varan bir "karbon yardım fonu" ayırıyor. Bu kaynakla tesislerindeki yüzlerce verimlilik ve dönüşüm projesi finanse edildi. Bunlardan biri, 2023'te Belçika'daki bir üretim tesisinde devreye giren jeotermal enerji santrali oldu ve tesisteki ısıtma-soğutma emisyonlarını yaklaşık yüzde 30 oranında düşürdü.
Şirketin bu fondan yararlanma koşullarından biri, projelerin aynı zamanda mali getiri sağlaması. J&J, 2023 yılı itibarıyla bu yatırımların ortalama iç getiri oranının yüzde 17 olduğunu bildirdi. Şirketin bilim temelli emisyon azaltma hedefi, 2021 baz yılına göre Kapsam 1 ve 2 emisyonlarını 2030'a kadar yüzde 46 düşürmeyi öngörüyor. Mevcut verilere göre 2023 sonunda yüzde 23'lük bir azalma sağlanmış durumda.
Mühendisleri Sürece Dahil Etmek Şart
Bu dört şirketin Kapsam 1 emisyonlarının büyük bölümü, üretim süreçlerinde kullanılan doğalgazdan kaynaklanıyor. J&J kimyasal reaksiyonları tetiklemek, Oatly gıda ekipmanlarını sterilize etmek, Suntory alkollü içecek damıtmak, Toyota ise otomobil boyasını kurutmak için sıcak su ve buhar kullanıyor. Bu işlemlerin çoğu 200 santigrat derecenin altında gerçekleşiyor.
Şirketler genellikle iki yönlü bir strateji izliyor: mevcut tesislerde doğalgaz tüketimini azaltmak ve yeni fabrikaların tasarım aşamasında sürdürülebilirlik kararlarını etkilemek. Ancak mali gerçeklik kısıtlayıcı olabiliyor; henüz 10 yaşında olan bir kazanı değiştirmek ekonomik açıdan haklı çıkarılması güç bir adım.
Toyota'nın deneyimi bunu somutlaştırıyor. Şirket bir tesisinde boya hattı için güneş enerjisiyle termal ısıtma sistemini değerlendirdi. Yatırımın geri dönüşü mantıklıydı ve alan yeterliydi, ancak 300 metrelik yalıtımlı boru hattı ihtiyacı projenin maliyetini üç katına çıkardı. Toyota'nın sürdürülebilirlik ekibi şu anda doğalgaz tüketimini düşürmeye yönelik 15 yakın vadeli projeyi yönetiyor ve ideal olarak iki yıl içinde geri dönüş sağlayacak yatırımlara öncelik veriyor.
Atık Isıyı Değerlendirmek
Doğalgaz tüketimini hızlıca azaltmanın en etkili yollarından biri, üretim sürecinde ortaya çıkan fazla buhar veya sıcak suyu geri kazanarak başka işlemlerde kullanmak. Bu, J&J'nin her karbonsuzlaştırma girişiminde uyguladığı ilk adım.
Suntory ise farklı bir yaklaşım benimsedi. Kentucky, Boston'daki viski üretim tesisinde tarımsal atıkları azaltma amacıyla başlattığı bir proje, anaerobik çürütücüler aracılığıyla damıtma artıklarını biyogaza dönüştürdü. Bu sayede şirket üretim kapasitesini yüzde 50 artırırken yerel çiftçilere gübre de sağladı. Doğalgaz arzındaki kısıtlamalar nedeniyle bu proje olmadan kapasite artışı mümkün olmayacaktı.
Kaynak:
Clancy, H. (11 Mart 2026). "How J&J, Suntory and Toyota cut industrial heat emissions." Trellis.
Erişim: https://trellis.net/article/how-jj-suntory-and-toyota-cut-industrial-heat-emissions/
Diğer Yazılarımıza Göz Atın
Klina'nın güncel haberleri ve duyurularını takip edin.